Çalıştay, ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi ile birlikte, teknolojik-jeoekonomik rekabetin merkezinde yer alan kritik mineraller, yarı iletkenler ve yapay zekâ ekosistemi üzerine kurulan Pax Silica girişiminin etkilerini tartışmaya açmıştır.
ABD’nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi;
Aralık 2025 itibarıyla kamuoyuna yansıyan analizler, Trump yönetiminin ikinci dönem Ulusal Güvenlik Strateji (UGS) belgesinin; ekonomik ve sanayi gücü, askeri üstünlük ve nükleer caydırıcılık, sınır güvenliği/enerji ihracatı ve teknoloji liderliği vurgularını öncelediğini göstermektedir. Belgede “ABD ne istemeli?” sorusuna verilen cevap; hayatta kalma ve egemenlik eksenine oturan net önceliklendirme yaklaşımıyla, önceki UGS metinlerine kıyasla daha kısa-öz, araç-kaynak uyumu odaklıdır.
Bu çerçevede tehdit algısının temel unsurları; Çin (stratejik rakip; Hint-Pasifik önceliği), Rusya (Avrupa güvenlik mimarisi açısından caydırıcılık ihtiyacı), İran/Kuzey Kore ve sınır-ötesi riskler (iklim, pandemi) olarak sıralanmaktadır. Savunma planlamasında müttefik ve ortaklarla entegrasyon (NATO dahil) kritik bir kaldıraç olarak kodlanmıştır.
Pax Silica: Teknoloji-Tedarik Zinciri Jeopolitiği
Pax Silica, Aralık 2025’te Washington’da imzalanan Deklarasyon ile başlatılan, ABD Dışişleri öncülüğünde AI çağının silikon/kritik mineral tedarik zincirini güvenceye almayı hedefleyen çok taraflı bir girişimdir. Çekirdek katılımcılar arasında Japonya, Güney Kore, İsrail, Singapur, Avustralya, Hollanda, İngiltere, BAE gibi ülkeler yer almış; AB, Tayvan, Kanada ve bazı kuruluşlar “konuk katılımcı” statüsünde sürece dahil edilmiştir. Girişim, ihracat kontrolleri uyumu, yatırım güvenliği, rafinasyon/işleme kapasitesi çeşitlendirmesi ve AI ekosistemi için güvenilir standartlar hedeflerini içermektedir.
Kavramsal düzeyde, “Pax” söylemi; Pax Romana/Pax Britannica/Pax Americana referanslarıyla hiyerarşik bir düzenin teknoloji merkezli yeniden üretimi olarak okunmakta; böylece liberal hegemonik düzenin aşınan sütunları yerine teknopolitik-ekonomik güvenlik ağlarının tesis edilmesi amaçlanmaktadır.
Kritik Mineraller ve Yarı İletkenler: ABD Politikasının Sert Omurgası
Çalıştay Oturumları: İçerik ve Analitik Değerlendirme
“Pax Silica ve ABD’nin Kritik Kaynaklar Politikası” — Doç. Dr. Gökmen Kılıçoğlu
Sunum çerçevesi, Pax Silica’nın AI çağının G7’si olarak tanımlanmasını ve kritik mineraller–yarı iletkenler–enerji–lojistik boyunca uzanan “stratejik tedarik istifleri” (strategic stacks) mantığını vurgulamıştır. Burada Çin’in NTE/rafinasyon üstünlüğüne karşı ittifak uyumlaştırması (ihracat kontrolleri, yatırım taraması, darboğazların güvence altına alınması) öne çıkmaktadır. Türkiye’nin bor, nikel, bakır gibi kalemlerde arz çeşitlendirmesine katkı potansiyeline dikkat çekilmiştir.
Analitik olarak, Pax Silica iki düzeyde okunmalıdır:
“ABD’nin Dış Politikası ve Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri” — Dr. Kadir Ertaç Çelik
Sunum, UGS 2025 söyleminde tehdit önceliklerinin yeniden sıralandığını; Hint-Pasifik önceliği ve Avrupa’da Rusya caydırıcılığının, NATO ve müttefik ağları üzerinden entegre caydırıcılık yaklaşımıyla ele alındığını ortaya koymuştur. Metin dili, değerler vurgusundan ruhsal-kültürel sağlık, sınırlar ve enerji ihracatı gibi motiflere kayışla, iç siyasete gönderme yapan bir ton sergilemektedir.
Bu çerçeve, ekonomik/teknolojik kapasiteyi askerî caydırıcılıkla bağlayan stratejik realizme yakındır. Arz güvenliği–sanayi tabanı–standart savaşları üçgeninde Pax Silica ve CHIPS; UGS’nin uygulama sütunları olarak görülebilir.
Türkiye Perspektifi: Fırsatlar, Riskler ve Politika Önerileri
Fırsatlar;
Transatlantik Uyum: AB-ABD kritik mineraller müzakerelerine paralel uyumlaştırılmış standartlar ve ESG çerçeveleri benimsenerek Türk firmalarının pazar erişiminde rekabet gücü artırılabilir.
Riskler;
Çalıştayın Katkısı ve Sonuç
Çalıştay, ABD’nin yeni UGS bağlamında teknoloji–ekonomi–güvenlik kesişimindeki Pax Silica düzenini akademik ve stratejik bir çerçeveye yerleştirerek; Türkiye için uygulanabilir politika menüsü üretmiştir. UGS’nin içeriğindeki önceliklendirme, Pax Silica’nın tedarik zinciri dayanıklılığı hedefleri ve CHIPS teşviklerinin sanayi tabanı etkileri birlikte düşünüldüğünde, Türkiye’nin kritik mineraller ve ileri imalat sahalarında koşullu fırsatlar barındırdığı açıktır. Bu fırsatların realize edilebilmesi, çok taraflı standart uyumu, kurumsal kapasite inşası ve uzun vadeli yatırım iradesi gerektirmektedir.
Bize Ulaşın
0 (0312) 472 55 55